PANİK ATAĞI OLAN ERKEKLERDE CİNSELLİK

KORKU VE KAYGI BİR ARADA

Kişi herhangi bir tehlike hissettiğinde vücudu otomatik biçimde tepki gösteriyor, nefes alıp vermesi hızlanıyor, kalbi daha hızlı çarpmaya başladığından vücut ısısı artıyor, soğuk soğuk terlemeye başlıyor. Bu durumda karşısında üç yol oluyor; “savaşmak”, “donup kalmak” ya da “kaçmak”… Kaygı, korku ile en çok karıştırılan ve en yakın görünen duygu, oysa aralarında önemli farklılıkları var… Kaygı, nedeni belirsiz ve bilinmeyen bir tür korku olarak tanımlanabiliyor. Buna göre kaygının en önemli özelliği, ferdi tehdit eden açık bir tehlike olmadığı durumlarda ortaya çıkması… Panik atak ise kişinin karışık korku ve kaygı duygularıyla dört bir taraftan kuşatılması durumu olarak biliniyor. İnsan kendisini bitmiş ve çaresiz hissedebiliyor. Bu çaresizlik beraberinde panik atak nöbetlerini getirebiliyor.

Panik bozukluğu olan erkeklerde, başta erken boşalma ve depresyon olmak üzere çeşitli hastalıklar tabloya eşlik edebiliyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği‘nin yaptığı bir araştırmaya göre panik atak yaşayan erkekler genellikle çekingen ve bağımlı bir yapıya sahip kişiler oluyor. Bu nedenle de kendilerine olan güven duyguları azalıyor. Yapılan araştırmaya göre panik atak yaşayan erkeklerin yüzde 80’ninde erken boşalma da görülebiliyor. Panik atakta ilaç tedavisi ve psikoterapi başlıca tedavi seçenekleri olarak karşımıza çıkıyor. Panik atak yaşayan kişiler genellikle mevcut durumlarının ömür boyu süreceğini ve hiç iyileşmeyeceklerini düşünüyor. Böyle düşünmeleri, atakların meydana getirdiği çöküntüyü daha da derinleştiriyor. Ağır vakalarda ilaç tedavisinin yanı sıra psikolojik destek ve psikoterapinin de uygulanması gerekiyor.

Merve Estrogenolit

http://www.estrogenolit.net

View more posts from this author